Deniz suyu ile sinüzit tedavisi!

Deniz suyu ile sinüzit tedavisi!

Prof. Dr. Mehmet Koyuncu, sinüzitin tedavisinde antibiyotik kullanımının şart olduğu ancak yapılan araştırmalarda deniz suyunun ve tuzlu suyun tedaviye yardımcı olarak yaşam kalitesini artırdığını açıkladı.

Halk arasında uygulanan tuzlu suyu buruna çekmek ve denize girmek gibi davranışların sinüzit hastalığında yardımcı tedavi olarak kabul gördüğünü ifade eden Koyuncu, şunları söyledi:

“Yapılan çalışmalarda deniz suyu ve tuzlu su gibi yardımcı tedavilerin burun akıntısını azalttığı, burun hava geçirgenliğini artırdığı ve hastanın kendisini daha sağlıklı hissetmesini sağladığı görülmüştür. Ancak kesinlikle bunlar birebir sinüziti geçiren yöntemler değil. Asıl tedavi ise antibiyotiklerle yapılıyor.

Evimizde tuzlu su yapıp buruna çekebiliriz veya eczanelerde satılan deniz sularını alabiliriz. Bu uygulamaların hastanın kendisini daha sağlıklı hissetmesini sağladığı görülmüştür. Hasta daha rahat nefes alıp veriyor. Özellikle solunumun rahatladığı ispatlanmıştır. Tuzlu suyun hastaya hiçbir zararı yok. Hasta tuzlu su kullanarak kesinlikle konfor hissedecektir. Tuzlu su kullanarak burnu açılacak ve rahat nefes alacaktır. Sinüzitte hastanın en önemli sıkıntısı hastanın rahat nefes alamaması, burun tıkanıklığıdır.”

Sinüzit mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu dile getiren Koyuncu, “Sinüzit hastanın bütün konforunu düşürür. İş gücü kaybı yapar, insanın etrafıyla ilgisi kesilir, huzursuzluk, iş yapmada ve işe gitmekte zorluk yaşanır. İnsanın hayat kalitesini düşüren mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Sinüzit cerrahisinde ise endoskopik sinüs cerrahisi uygulanıyor. Burun içerisinden girilerek sinüslerdeki iltihap düzeltiliyor. Hastaya daha az zarar veren ameliyatlar yapılıyor. Dışardan ameliyat izi belli olmuyor” dedi.

Read more

Hangi iç çamaşırını giydiğiniz önemli!

Hangi iç çamaşırını giydiğiniz önemli!

Özellikle yaz aylarında terleme ve bu nedenle hem sağlık hem de konfor açısından rahatsızlık hissetme riski çok yüksek. Peki, hangi iç çamaşırını almamız gerektiğini nasıl mı bileceğiz? İşte cevabı...

* Kendi vücut ölçünüze uygun olan bir çamaşır seçmelisiniz. Örneğin küçük göğüslere sahipseniz büyük görünsün diye büyük ölçülerde bir sutyen almaya kalkmayın. Bu sizi gün boyu rahatsız eder.

* Eğer açık renk kıyafetler tercihinizse sürekli koyu renklerde iç çamaşırı almanız bir işe yaramaz çünkü giymeniz mümkün olmaz. Ya da transparan giyinmeyi tercih edenlerdenseniz dantelli bir iç çamaşırı tüm gizliliğinizi ortadan kaldıracaktır.

* Çoğu kadın g-string giyinmekten kaçar oysa artık her vücuda göre bulmak mümkün ve kullandıkça yararlarını görebilirsiniz.* İç çamaşırında kullanılan malzemeye dikkat etmeniz gerekir. İpeksi string bir külot pantolonların ya da ince eteklerin altında oldukça hoş durabilir.

* Kendi ten renginize uygun iç çamaşırı seçmenizde yarar var özellikle de siyah ve beyaz pantolonların altına giyinmek için. Çünkü beyaz bir pantolonun altına yine beyaz bir iç çamaşırı giyinmek oldukça çirkin duracaktır. Bunun yerine ten rengini tercih etmelisiniz.

* Çoğu kadın kimsenin görmeyeceğini bilseler dahi sutyen ve külotun takım olmasına dikkat ederler. Çünkü kendilerini böyle daha seksi hissederler.

Nasıl bir kumaştan yapıldığına dikkat etmemiz gerek

İç çamaşırı satın alırken, öncelikle kumaşına dikkat etmek gerekir. Bunun için tabii ki pamuklu kumaşlar önerilir. Özellikle hassas cilde sahip olan kişilerin buna mutlaka özen göstermeleri gerekir. Vakıf Gureba Hastanesi'nden Dermatoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Nahide Onsun, bazı kadınlarda iç çamaşırının, lastik yerinin deriyle temas ettiği bölgede alerji meydana geldiğini vurguluyor. Hatta bu bölgelerde baskı nedeniyle kaşıntı veya kızarıklık da oluşabiliyor.Bu nedenle kişiler, neye alerjilerinin olduğunu ve hangi iç çamaşırların kendilerine uygun olduğunu önceden belirlemeli. Ayrıca, iç çamaşırların vücudu rahat ettirecek nitelikte olmalarına dikkat etmek gerekir. Çamaşırların vücudu sıkması durumunda, o bölgedeki yağ dokusunda bazı kayıplara yol açabilir. Bunun yanında, baskı oluşan deri bölgelerinde temastan dolayı egzama gibi rahatsızlıklar meydana gelebilir.

Eğer sutyen lastikleri sizi sıkıyorsa, almayın!

Herkesin göğüs yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle uygun sutyen seçerken, çok sıkı olmamasına ve lastiğin tene temas etmemesine dikkat etmek gerekir. Çünkü eğer lastik açıktaysa, lateks alerjileri meydana gelebilir. Fanilaya gelince, bunlar her şeyden önce kış aylarında vücudu soğuktan korur. Ancak günümüzde gençler fanila giymekten pek hoşlanmaz. Fanilalar ayrıca dıştan giyilen giysilerin tene temasını engeller. Özellikle pamuk içeren kaliteli çamaşırlar kullanırsanız; bu, vücudunuzu bir zırh gibi kavrar ve dışarıdan giydiğiniz sentetik kıyafetlerin teninize temasını engeller.Her renkli çamaşırı kullanmayın

Renkli iç çamaşırı alırken, kumaşı renklendirmek için kullanılan boyalara dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bazı boyamalarda, içeriğinde kanserojen madde bulunan boyalar kullanabiliyor. Bu nedenle aldığınız iç çamaşırların doğal boyalarla renklendirilmiş olup olmadığını öğrenin. Günümüzde birçok ünlü firma, çamaşırların renklendirilmesinde kullandıkları boyaların kanserojen madde içerip içermediğini belirtiyor. Boya maddesi kadar, iç çamaşırların yıkanması da büyük bir özen gerektiriyor. Deterjanlara karşı alerjisi olan kişiler, az miktarda deterjanla bile rahatsızlık hissedebiliyorlar. Böyle durumlarda kullanacağınız deterjanın özelliğine ve yıkadıktan sonra çamaşırı iyi durulamaya dikkat özen gösterin.

Özellikle hastalıklarda slipe dikkat!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Taşdemir, kadınların özellikle külot seçiminde hassas davranmaları gerektiğini vurguluyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; "En sık görülen jinekolojik sorunlardan biri, vajinal enfeksiyonlar. Şiddetli kaşıntı, yanma hissi, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, cinsel ilişki sırasında ağrı, kötü kokulu akıntı gibi belirtiler, vajinal enfeksiyonlara işaret eder. Böyle sorunlarla karşı karşıya olan kadınların, doktor tedavisinin yanı sıra, çamaşır seçimine de dikkat etmeleri gerekiyor." Doç. Dr. Nahide Onsun, vücudu fazla sıkmayan sliplerin kullanılmasını öneriyor ve şu noktalara dikkat çekiyor; "Fazla sürtünmeden dolayı kadınların ter bölgelerinde tahriş egzamaları meydana gelebilir. Kullanılan çamaşırlar tamamen pamuk olmasa da, pamuk oranının yüksek olması gerekir. Ancak kişinin hiçbir şikayeti, herhangi bir maddeye reaksiyonu yoksa naylon çamaşır da kullanabilir."Ancak yaz aylarında özellikle naylon içeren çamaşırlardan uzak durmak önem taşıyor. Çünkü terleme nedeniyle oluşan mantar enfeksiyonları yaz aylarında daha sık görülüyor. Dr. Onsun, özellikle kalçaların arasına giren ve pantolonda izi belli olmasın diye tercih edilen slipleri fazla tercih etmemek gerektiğini belirtiyor. Çünkü bu slipler, eğer giyilen pantolon sentetikse veya sentetik karışımından oluşuyorsa ve kişinin sentetiğe karşı duyarlılığı varsa, ciltte yine bazı egzamaların ortaya çıkması kolaylaşıyor. Ancak Dr. Onsun, hiçbir şikayeti olmayan insanlarda buna bağlı rahatsızlık yaşanmayabildiğini de söylüyor ve sözlerine şunları ekliyor; "Bizim iç çamaşırlara bağlı en çok gördüğümüz rahatsızlık, sutyen ve külotların lastikleriyle ilgili ortaya çıkanlar."

Read more

Yedi Ot Yedi Mucize

Yedi Ot Yedi Mucize

Yaz sıcaklarının bir anda bastırmasıyla birlikte bünyemizdeki ve metabolizmamızdaki yavaşlama çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Erdem Yeşilada, mevsim değişimlerinin insan vucüduna olan etkisinin son derece önemli olduğunu, bu etkileri hafifletmek ve vücuttan su atılımını hızlandırmak için 7 farklı bitkiden yararlanılabileceğini belirtiyor...

BİBERİYE
funda yaprağı, kiraz sapı, ısırgan yaprağı, yeşil çay, maté yaprağı ve kekik gibi bitkiler içlerinde barındırdıkları özelliklerle vücutta tam bir detoks etkisi yapıyor.

İşte Prof.Dr. Erdem Yeşilada’nın önerdiği 7 farklı bitkinin kullanım amaçları…

Biberiye yaprakları, yapılan deneysel çalışmalarda pankreatik lipaz enzimini baskılayarak bağırsaklardan yağın emilmesini azalttığı ve dolayısıyla kilo almayı ve karaciğer yağlanmasını önleyebileceği bildirilmektedir. Ayrıca safra salgısını artırarak sindirimi, bilhassa yağlı besinlerin sindirimini kolaylaştırmaktadır. Diğer taraftan, biberiye yapraklarının idrar söktürücü özelliği vücuttan ödemin sökülmesine yardımcı olmaktadır.

FUNDA
İdrar artırıcı etkisinin yanı sıra sindirimi kolaylaştırıcı özelliği bulunmaktadır.

ISIRGAN
Yaprakları da potasyum bakımından zengin bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olur.

YEŞİL ÇAY
İçinde bulunan kafein maddesi nedeniyle fiziksel halsizliği giderici ve enerji verici (analeptik) bir içecek olarak bilinmektedir. Kafein türevleri idrar artırıcı etkisi ile yine vücutta ödemin sökülmesine yardımcı olur.

MATE BİTKİSİ
Yağ yakıcı (lipolitik) ve glikojenolitik özelliktedir. Yağ yakıcı etkisi klinik çalışmalar ile de ortaya konulmuştur.

KEKİK
Uçucu yağının safra artırıcı etkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla sindirimi kolaylaştırır.

KİRAZ SAPI
idrar artırıcı özelliğinin yanı sıra zengin potasyum içeriği nedeniyle vücutta idrar ile atılan potasyum dengesinin bozulmasını önlemektedir.

Read more

Kızıllar için makyaj sırları

Kızıllar için makyaj sırları

Plastik Makyaj Uzmanı Christina Kazadzis'den kızıllar için makyaj sırları...

Çevremizde kızıl saçlarla doğan fazla insan yok. Öyle ki Amerika'nın bile neredeyse yalnızca %2'si kızıl saçlı, yüzlerce yıl evvel doğal kırmızısaçlı kadınlar tıpkı cadılar gibi asılıyor hatta yakılıyordu. Teorilere göre kızıl saçlı doğan kişilerin genleri fazlasıyla çekinikti ve bu nedenle de soylarının tüketilmesi gerekiyordu. Neyse ki artık kızıl saçlı olmak için cellâtların elinden kurtulmuş olmanız gerekmiyor. Kuaför salonlarındaki son teknoloji, sizi kızılın büyüleyici her tonuna kavuşturuyor. Doğuştan kızıl olmak ise büyük şans ve şu an bunu gözler önüne serme zamanı...

Çarpıcı gözler için

Cezbedici kızıl saçlarınız o kadar dikkat çekiyor ki, gözlerde boz kahve gibi daha doğal renkler kullanmak sizin için doğru seçim olacak. Rengin doğal olması, sıkıcı olması anlamına gelmez. Kestane, bej, altın sarısı, bal, kiremit, kızıl kahve ve kuru üzüm renklerini denemekte fayda var. Bunun yanında kahve ve şeftalinin de farklı tonlarını kendinize yakıştırabilirsiniz.Önemli bir öneri: Eğer buğulu bakışlar yaratmak istiyorsanız, siyah far kullanmak yerine siz yine kahve tonlarını tercih edin. Christina Kazadzis, "Eğer kızılsanız, gözlere uygulayacağınız renk seçeneği oldukça fazladır. Kahve, koyu yeşil, eflatun, açık pembe, altın ve bronz tonlarının hepsi teninize çok yakışır. Kahve ya da kızıl kahve maskara, gözlerin ön plana çıkmasını sağlayacak. Siyah maskara ve eye liner'dan muhakkak kaçınmalısınız çünkü bakışlarınızı fazla sert gösterir. Kaşlarınızı da kalın kaş kalemiyle belirginleştirin ve kusursuz gözlere kavuşun" diyor. (Bobbi Brown kaş kalemleri, M.A.C far, Bourjois rimel)

Mermer gibi bir cilt için

Ozon tabakası delinmiş bir gezegende yaşadığınızı, UV ışınlarından ne denli etkileniyor olduğunuzu unutmadan hareket etmeniz gerekiyor. Zararlı güneş ışınları cildi olması gereken zamandan daha önce yaşlandırıyor. Erken kırışıklıkların oluşmasını önlemek için ister yaz. ister kış olsun; hava ister güneşli, ister yağmurlu olsun muhakkak SPF özelliği olan bir güneş koruyucusu uygulamak hatta bu uygulamayı günlük makyaj rutinine dahil etmek gerekiyor. Yüzünüzün belirli bölgelerine dağılmış minik çiller olabilir. Hatta onları gizlemek için abuk sabuk fondöten ya da kapatıcı seçeneklerini tercih etmek durumunda kalıyor olabilirsiniz. Onların yüzünüze kattığı karakteristik güzelliği yok etmeye çalışmak biraz haksızlık değil mi sizce de?Çilleriniz olsun ya da olmasın, bağlı kalmanız gereken tek kural seçtiğiniz fondötenin cilt renginizi değiştirmiyor olması. Şunu aklınızdan çıkarmamalısınız: Seçeceğiniz fondöten öncelikle cilt renginize ve cilt tipinize uygun olmalı. Eğer çiller varsa, onları gizlemeye çalışmak gibi bir hataya düşmemenizi şiddetle öneriyorum çünkü bu cildin düzensiz bir renk almasını sağlar. Dünyaca ünlü Plastik Makyaj Uzmanı Christina Kazadzis, "Kırmızı bir surattan kaçınmak için pembe tonlarda fondötenden uzak durmalısınız. Fakat cildin daha fazla kapatıcıya ihtiyacı varsa, açık renklerde bir bronzlaştırıcı kullanabilirsiniz. Yeşil bazlı bir kapatıcı da hem sivilce lekeleri hem de gözaltı morlukları konusunda harikalar yaratacak. Mükemmel kapatıcılık elde etmek istiyorsanız, biraz fondötenle karıştırın ve öyle uygulayın" diyor. (Max Factor Mineral Bronzer)

Biraz kırmızılık da yanaklara...

Kiremit rengi ve kızıl kahve tonlar, sıcak saç rengi ve cilt tonunuzla muhteşem uyum sağlayacak. Tekrar hatırlatalım, saçlarınız fazlaca dikkat çektiği için doğal renklere ne kadar yakın kalırsanız, o kadar iyi olur. Natürel makyajı tamamlayacak allığı seçmek ise çok kolay. Dudak renginiz ne renkse, o ton elmacık kemiklerinize ve teninize en fazla yakışacak renktir. Pembe ve gül rengine bir şans verin. Farklı şeyler denemek istiyorsanız, önereceğim renkler sarı mercan ve koyu şeftali tonları... (Oriflame Giordani allık)

Dudakları renklendirin!

Pembe ve kırmızının tonları günlük kullanım için uygun olmasa da, şeftali tonları gibi daha doğal renkler herkesin arasında parıldamanızı sağlar. Renkleri kendinizde deneyip en uygun tonu bulabilirsiniz. Christina Kazadzis, "Kızıllar mercan, şeftali, pembe hatta kuru üzüm renklerinin tüm tonlarını iyi taşır. Fakat kırmızı ruj seven kızıllara önerim; mavi bazlı kırmızı yerine (kiremit), turuncu bazlı kırmızı (narçiçeği) rujlara yönelmeleri. Şeffaf parlatıcılar da dudaklarında mükemmel duracak." diyor. (Bobbi Brown ruj)

Güzellik Kanalları Editörü: Duygu ÇELİKKOL

Read more

Saç renginize uygun makyaj yapın

Saç renginize uygun makyaj yapın

Güzelliğiniz kusursuzlaşsın istiyorsanız saç renginizle makyajınızın uyumlu olması gerekiyor. Bu durumda makyajınız daha güzel görünecek ve güzelliğiniz de ortaya çıkaracaktır...

Saçlarınız siyah ya da siyaha yakın koyu bir renkteyse ve teniniz esmerse

Gözlerinizi belirginleştirmelisiniz. Siyah eyeliner veya göz kalemi, açık renkli allık ve ruj kombini sizin için ideal.

Sarı saçlıysanız ve ten renginiz açıksa

Pastel tonlar sizin için uygun olacaktır. Beyaz ten ve sarı saç için en uygun renkler gri ve pembe. Açık pembe bir ruj ve gri, çekici gözler tam size göre. Bu makyaj, aynı zamanda teninizi de daha canlı gösterecektir.

Kahverengi saçlara sahipseniz

Parlak renkler sizin için en iyi seçim. Göz makyajınızı parlak renklerle yapmalısınız. Pembe bir allık ve pembe ya da bordo renklerde bir ruj ile makyajınızı tamamlayabilirsiniz.

Read more

Kaşlarınız hakkında merak ettikleriniz?

Kaşlarınız hakkında merak ettikleriniz?

Kaşlarınız kalın mı ince mi olmalı? Çok fazla aldığınız kaşlarınızı normal görünümüne nasıl kavuşturabilirsiniz? İşte kaşlarınız hakkında ipuçları...

Kaşlarımı çok fazla aldım. Onları nasıl tekrar hizaya sokabilirim?

Kibrit çöpü gibi ince kaşlar yerine artık kalın kaş modası geldi. Büyümeyi güçlendirmek için kaşlarınıza günde bir kez hint yağı sürün ve epeyce uzayana kadar da onlara dokunmayı kendinize yasaklayın. Ayda bir kez kaş aldırma ve şekillendirme için randevu alın, aradaki dönemde de kendiniz küçük dokunuşlar yapmaya kalkmayın. Kaşların büyüme dönemi biraz sinir bozucu olabilir, ama buna değer.



Kaşlarımı almak için en iyi zaman nedir?

En iyisi yıkandıktan sonra ya da duşun ardından kaş almaktır, çünkü hem cilt daha esnektir hem de gözenek açıktır. Kaşlarınızı regl döneminizden önceki hafta almaktan kaçının, cildiniz bu dönemde çok daha hassas olacaktır.



Mükemmel kaş şekline nasıl kavuşabilirim?

İyi şekillenmiş kaşlar bir tür doğal yüz gerdirici rolü oynayabilir. Kaşlarınızı alırken, kaşınızın dış tarafındaki yayın inmeye başladığı en yüksek noktayı sağlama alın ve kulaklarınıza doğru devam edin. Kaşlar gözün doğal kavisini takip etmeli, yani köşeden başlanmalı ve şakaklara doğru fazla uzamamalıdır.



Kaşlarımı kalın mı tutmalıyım yoksa dana ince bir yay mı yapmalıyım?

Her şey gibi kaş şekilleri de gelip geçicidir. Kaşlarınızı biraz incelterek yay görünümünü artırabilirsiniz ancak bir parmak kadar inceltirseniz, inanılmaz derecede yaşlandırıcı bir etkiye yol açacaktır. Yaşlandıkça doğal olarak saçımız gibi kaşlarımızı da kaybederiz, yani elinizde olanı koruyun ve düzenli bakım randevularıyla derli toplu kalmalarını sağlayın.

Kadın Kanalları Editörü: Burcunur YILMAZ

Read more

Cildini gülümset!

Cildini gülümset!

İşte güzel bir cilde sahip olmak için yapmanız gerekenler...

Güzel bir cilde sahip olmak için nasıl beslenmemiz gerekir?

Cilt sağlığı ve güzelliği üzerinde tereyağı, kırmızı et ve şekerli yiyeceklerin olumsuz etkisi vardır. Kızartma, kan dolaşımını ve ciltteki sebum oranını negatif yönde etkilemekte; sigara ve alkol de gözeneklerin tıkanmasına, ince çizgilerin belirginleşmesine ve cildin matlaşmasına neden olmaktadır.


Daha güzel bir cilde sahip olmak ve onu korumak için yapacaklarımız, aslında beden ve zihinsel sağlığımızı da doğrudan etkilemektedir. Zeytinyağı çiçek yağı, mısır özü yağı gibi doymamış yağ oranı yüksek olan ürünlerin ölçülü kullanımı kalp ve damar sağlığını korumakta, bu da cilt güzelliğini artırmaktadır.

İşte yapmamız gerekenler

Meyve ve sebzeler: Zengin vitamin, mineral, doğal şeker ve lif kaynağıdır. Bunlar yaşlanma etkilerini azaltarak, cildin yenilenmesine yardımcı oluyor.


Balıklar: Somon ve onun gibi yağlı balıklar cildin su tutma kapasitesini artırarak yumuşak ve taze görünmesini sağlıyor. Nemli bir cilt daha diri oluyor ve kırışıkların oluşması gecikiyor.


Soyalı ürünler: Cildin incelmesini ve kurumasını yavaşlatarak, yaşlanmayı geciktiriyor. Cildin kendini yenilemesine yardımcı oluyor.


Süt ve süt ürünleri: İçindeki kalsiyum, ciltteki hücrelerin sürekli olarak kendilerini yenilemesini sağlıyor. Ciltteki su oranını dengeliyor dolayısı ile canlı bir cilde sahip olmaya yardımcı oluyor.


Tahıllı ürünler: Tam buğday ekmeği, kepekli makarna, yulaf ekmeği ise antioksidan deposu olarak cilde pembelik kazandırıyor ve gençleşmesine yarıyor.



Kadın Kanalları Editörü: Burcunur YILMAZ

Read more
 
ücretsiz porno izle ücretsiz porno hd porno izle mobil porno porno izle türk porno türk porno
Kadınla Yaşam Bloğu Design by Türkçe amatör Porno © 2009