cinsel yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mutlu bir cinsel yaşamın sırları!

Cinsel konularda halkımızı bilgilendirmeyi ve cinsel sorunlara çözüm üretmeyi amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), mutlu bi cinsel yaşam için uyulması gereken altın kurallarla ilgili çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı...

Ön sevişmesiz seks olmaz


Cinselliğin toplumumuzda olduğundan farklı algılandığını ve çiftlerin adeta seksi bir keyif olmaktan çıkarıp eziyet haline getirdiklerini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; ''Cinsellik dokunmak, okşamak, öpüşmek, sevişmek ve cinsel birleşmeyi içeren bir bütündür. Kişinin bütün benliğiyle dahil olduğu bir eylemdir ve bedenini sevdiği kişi ile paylaşmasıdır. Çift arasında yaşanan özel bir ilişkidir. Oysa ki çiftler, cinselliği sadece cinsel birleşme olarak algılıyorlar.




Çoğu zaman ön sevişme bile olmadan penis-vajina birleşmesini gerçekleştirmeye çalışıyorlar ve böylece sorunlar ortaya çıkıyor. Ne erkek mutlu oluyor ne de kadın. Kadın erkeği bencil olup sadece kendini düşünmekle suçluyor, erkek ise kadının soğuk olduğunu ve yatakta hiçbirşey yapmadan sadece yattığını söylüyor. Oysa ki cinsellikte ön hazırlık çok önemlidir, çünkü kadın ve erkek farklı şekillerde uyarılırlar. Erkek sekse daha çabuk hazır olabilirken, kadının önce ruhunun okşanması ve daha sonra da dokunsal olarak uyarılması gereklidir. Ön sevişme yapılmadan doğrudan penis-vajina ilişkisine geçildiğinde kadın hazır olmadığı için seksten keyif almayacaktır.'' dedi.





Cinselliği konuşmaktan çekinmeyin


İyi seks yapmak tecrübe ile öğrenilir
Hem kadını hem de erkeği mutlu edecek bir seks yaşantısı için konuşmanın çok önemli olduğunu belirten CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; ''Uzun yıllar boyu evli olan çiftler bile aslında birbirlerinin cinsel olarak gerçekte ne istediğini bilmiyorlar. Çünkü cinselliği konuşmuyorlar. Toplumca seks yapmayı doğuştan bildiğimizi ve zamanı geldiğinde çok iyi seks yapacağımızı zannediyoruz. Oysa ki nasıl okuma-yazma okulda öğreniliyorsa, seks de tecrübe kazandıkça sonradan öğrenilir.




Mutlu ve tatmin edici bir cinsel yaşam için partnerinizle konuşun. Onun sizden istek, arzu ve beklentilerinin neler olduğunu öğrenin. Sizde arzu, istek ve beklentilerinizi partnerinizle paylaşın. Ayrıca endişeleri ve korkuları da paylaşmak gereklidir. Böylece birbirinizi daha iyi tanımış olursunuz, ya partnerimi mutlu edemezsem ya da ona rezil olursam kaygısı yaşamadan sadece zevke odaklanabilirsiniz. Cinsel mutluluğun yolu karşıklı güvenden geçer. Bu güveni oluşturmak için de çift birbirini tanımaya vakit ayırmalıdır, birbirinin duygularına değer vermelidir, penis vajina birlikteliğine takılıp kalmamalıdır.'' dedi.





İdeal ortamı sağlayın

Seks için çiftin hoşlarına giden ideal bir ortam yaratmalarının onların cinsel enerjisini arttıracağını söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; ''Her insanın hoşuna gidecek bir sevişme ortamı vardır. Ortam ne çok sıcak ne de soğuk olmalıdır. Işık çiftin arzusuna göre ayarlanabilir. Yumuşak yastıklar, dinlendirici bir müzik, kokulu mumlar da ortama dahil edilebilir. Kapının ve telefonun çalmaması da önemlidir. Böylece çift sadece sevişmeye ve birlikte geçirecekleri keyifli zamana odaklanabilir. Ayrıca sevişmeden önce yorgun olmamak, çok aç ya da çok tok olmamak da önemlidir, sevişmeye başlamadan önce hafif birşeyler atıştırmak yeterli olacaktır.




Çiftlerin çoğu cinselliği haz alıp haz vermek olarak değil de, bir performans göstergesi olarak algılarlar. Özellikle erkekler için cinsel performans çok önemlidir ve ilişki öncesi kaygıları yüksek olabilir. Bu nedenle gevşemek ve rahatlamak çok faydalı olacaktır. Çift birbirine yumuşak dokunuşlarla bebe yağı sürerek acele etmeden masaj yapabilir ve birlikte geçirdikleri her anın tadını çıkarabilir.'' diye ekledi.

Read more

Kan grubuna göre cinsel yaşam

Cinsel hayatınızdaki davranışlarınızı kan grubunuzun büyük ölçüde etkilediğini biliyor muydunuz? İşte kan grubunun cinsel yaşama hatta karakterinize etkileri...

A Grubu Kadını

Para harcamasını çok sever. Seksi iç çamaşırlarına düşkündür. Değişikliği seven biri olduğu için değişik fantazileri denemekten çekinmez. Onun fantazilerini hayal bile edemezsiniz.




A Grubu Erkeği

Düzenli yaşamayı sever, iyi konuşmacıdır. Birlikte olacağı kadını seçerken titiz davrandığı gibi seks sırasında da titizliğe oldukça önem verir. Hijyen onun vazgeçilmezidir.





B Grubu Kadını

Para konusunda eli çok açıktır ya da çok cimridir. İstek doludur. Sekse hiç hayır demez. Onun için mekan ve zamanın önemi yoktur.




B Grubu Erkeği

Özgürlüğünün sınırlanmasından nefret eder. Kadınlara saygısı sonsuzdur. Hep neşe dolu bir kadına sahip olmak ister. Seks sırasında da çok saygılı ve cömerttir.





AB Grubu Kadını

Pratik kadınlardır. Seks ile fazla uğraşmak istemezler. Onlar için iş hayatı seks hayatından önemlidir.Seks’in hızlı sona ermesini isterler. Onlar için para ve çalışmak vazgeçilmezdir.




AB Grubu Erkeği

Seks sırasında mutlaka sözünün dinlenmesini, isteklerinin yapılmasını ister ancak hoşgörülü ve kararlıdır. En iyi aşıklar bu grupdan çıkar. Eğer onların istediklerini yaparsanız size ömür boyu aşık kalırlar...





0 Grubu Kadını


Şehvet ve arzu doludurlar. Onlar için seks vazgeçilmezdir. Erkeklerin yüreğini hoplatan elbiseler giymeye bayılır. Karşı cinsi baştan çıkarmak onların işidir. Bu kadınlarla bir kere bile beraber olsanız mutlaka devamını isteyebilirsiniz, bir daha vazgeçmeniz imkansızdır.




0 Grubu Erkeği

Aşık olduğu zaman birlikte olduğu kadını çok kıskanır. Onu asla başka bir erkekle düşünmek istemez. Kalabalığı sevmediği için sokakta öpüşmek bile onları sıkar. Yatakta ise son derece hareketli, çalışkan ve hırslıdır. Sevgilisine veya eşine sık sık fantazi hediyeleri almayı sever.


Mahmure Editörleri: Duygu Çelikkol & Burcunur Yılmaz

Read more

İşte Türk erkeğinin en büyük derdi!

40 yaş üstü Türk erkeğinin en büyük sorunu ne?


İşte Türk erkeğinin en büyük derdi!

Türk Androloji Derneği'nin hayata geçirdiği 'Mazerete Son' isimli kampanya öncesi yapılan araştırma sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 77'sinin tedavi için bir şey yapmadığını ortaya koydu.



Soruna neden olarak gösterilen mazaretlerin başında ise geçim sıkıntısı yer alıyor. Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, bu sorunun Türkiye'de oldukça sık rastlanan bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, "Bugün Türkiye'deki 40-70 yaş arası erkeklerin yüzde 69,2'sinde görülmektedir. Bu hastaların yüzde 33,2'si hafif, yüzde 27,5'i orta, yüzde 8,5'i ise ağır derecede sertleşme sorunu olan kişiler" diye konuştu.



Yüzde 77, tedavi için birşey yapmıyor



20 Ocak- 11 Şubat tarihleri arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa'da yaşayan 20 yaş ve üzeri kadınlarla, 35 yaş ve üzeri erkekler arasında gerçekleştirilen araştırmanın en çarpıcı sonucu sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 77'sinin tedavi için hiçbir şey yapmaması.



Erkeklerin yüzde 51'i sertleşme sorununu eşleriyle hiç konuşmuyor, yüzde 45'i ise sorunun ilişkilerini etkilediğini düşünüyor.



Kadınların ise yüzde 29'u sertleşme sorunu nedeniyle ilişkilerinin etkilendiği görüşünde.



Kaynak:gazetevatan.com

Read more

Vazektomi erkekliğe zarar verir mi?


Vazektomi erkekliğe zarar verir mi?

Aile planlamasında erkeklerin göz ardı ettiği etkin ve güvenilir bir yöntem: Vazektomi, vazektomi hakkında neler biliyoruz?



Bilindiği üzere aile planlaması için oldukça çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemleri genel olarak erkeğin korunduğu yöntemler ve kadının korunduğu yöntemler olarak ikiye ayırabiliriz.



Kadınların kullandığı doğum kontrol hapları, tüplerin bağlatılması, kadın kondomu, takvim yöntemi gibi yöntemler bunlardan sadece birkaçıdır.



Erkeklerin genel kullandığı yöntemlerin başında kondom kullanımı gelir. Erkeklerde bu yöntemin yanında oldukça etkili ve güvenilir , ülkemizde erkeklerin nadiren tercih ettiği vazektomi olarak tanımlanan daha anlaşılır bir dilde meni kanallarının bağlanması olarak tanımlayabileceğimiz bir yöntem daha mevcuttur.



Kondom erkekler tarafından sıklıkla tercih edilen aile planlaması yöntemidir. Ülkemizde genel olarak tüplerin bağlatılması, rahim içi araç konulması gibi müdahale gerektirecek aile planlama yöntemleri kadınlar tarafından tercih edilmekte ve ya eşleri tarafından tercih ettirilmektedir.



Esasen kadınlardaki kadar büyük bir girişim gerektirmeden erkeklerde yapılan vazektomi batı toplumlarında daha sıklıkla tercih edilmektedir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 500.000 erkeğe vazektomi yapılmaktadır.



Ülkemizde nadiren yapılmasının sebepleri başında bu yöntemi bilmemek gelmektedir. Bunun yanı sıra erkeklerin vazektomi işlemi sonrasında erkeklikleri kaybedecekleri gibi yersiz ve yanlış inanışları erkekleri bu işlemden uzaklaştırmaktadır.



Haberin devamı için tıklayın!



Kaynak: Milliyet





Read more

Erkeklerin korkulu rüyası!

Varikosel her 4 erkekten 1'ine babalık duygusunu tatırmıyor...


Erkeklerin korkulu rüyası!

Toplumda yaygın fakat yanlış bir inanışa bağlı olarak, bebek sahibi olamayan çiftler için ilk olarak akıllara kadın fizyolojisindeki problemler geliyor. Ancak erkek kısırlığının en önemli nedenlerinden biri olan "varikosel" pek çok erkeğin baba olma hayallerine gölge düşürüyor.



Memorial Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölümü'nden Uz. Dr. Egemen Avcı, erkeklerin korkulu rüyası olarak kabul edilen "varikosel ve tedavisi" hakkında bilgi verdi.



Pek çok erkek hastalığın farkında değil

Varikosel, yumurtadaki kirli kanı toplayan damarların genişlemesi hastalığıdır.



Yetişkin her on erkekten birinde rastlanan bu hastalık ergenlik döneminde ortaya çıkarsa yumurtaların küçük kalmasına neden olabilir. Çocuğu olmayan ve bu nedenle doktora başvuran her dört erkeğin birinde varikosel saptanabilmektedir.



Testisler sağlıklı sperm üretebilmek için "skrotum" denilen ve vücudun dışına yerleşmiş torbaların içinde olmalıdırlar. Böylece vücut ısısından etkilenmezler.



Varikosel hastalığında testiküler ısının arttığı düşünülmektedir. Ayrıca venlerdeki (toplayıcı damardaki) bazı zararlı maddeler sperm kalitesini bozabilir. Daha çok sol tarafta rastlanmakla beraber her iki tarafta da görülebilir.



Doğru tanı ve tedavi için...



Tanısı üroloji uzmanının yapacağı fizik muayenesi ile konulur. Hasta çok kilolu, testisi yukarıda ve skrotum az gelişmiş ise ya da fizik muayenede şüphe varsa Skrotal doppler (USG) adı verilen film çekilir.



Varikosel hastalığı yumurta ağrısına da neden olabilir. Hastaya uygulanacak tedavi başvuru şikayeti ve yapılacak testlerin sonucuna göre belirlenir.



Hasta ergenlik döneminde ise ve varikoselli olan testisi diğerine göre daha küçük kalmış ise ameliyat önerilir.






Erkeklerin korkulu rüyası!





Doktorunuzun önerilerine kulak verin



Ağrı nedeni ile başvuran varikosel hastalarına testisi aşan külot giyilmesi, ağrı kesici kullanılması ve ayakta uzun süre kalınmaması gibi önerilerde bulunulur. Buna rağmen şikayetler geçmiyor ve ağrı devam ediyorsa cerrahi yönteme başvurulabilir.



Varikosel ameliyatı sıklıkla, çocuk sahibi olmayan erkeklerde uygulanan bir operasyondur.



Operasyon sonrası sperm kalitesi %70 artar



Ameliyat öncesi sperm kalitesinde bozukluğu ispat etmek adına hastaya en az iki defa "spermiogram" yaptırması önerilir. Eğer spermin yapısında bir bozukluk saptanmışsa, hormonal veya genetik başka bir hastalık

düşünülmüyor ise hastaya operasyon önerilir.



Operasyon sonrası sperm kalitesinde artış %60-70 civarındadır. Bunun gebeliğe yansıması çeşitli yayınlara göre %40-50 arasında değişmektedir. Ameliyatın, doğal yoldan gebe kalamayan hastaların yardımcı üreme tekniği ile çocuk şansı olma ihtimalini artırdığına yönelik çalışmalar mevcuttur.



Sonuç olarak varikosel hastalığı erkeklerde tanısı ve tedavisi kolay bir hastalıktır. Testisinde ağrısı olan, çocuk sahibi olmak isteyen hastaların ve testisinde küçülme fark eden adelosanların (çocukluk ile erişkinlik arasındaki fiziksel, cinsel, sosyal ve psikososyal geçiş dönemi) bir üroloji uzmanına başvurmaları uygun olacaktır.





Read more

Erkeklerin sperm sayısı azalıyor!


Erkeklerin sperm sayısı azalıyor!

Erkeklerdeki sperm sayısı, başta küresel ısınma olmak üzere çevre faktörleri, yemek kültürü ve yaşam biçimi gibi diğer etmenlerin de etkisiyle ortalama 60 milyondan 25-30 milyona düşüyor.



Ankara Üniversitesi (AÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın çevresel faktörlerin dışında üreme sistemlerinde de olumsuz etki yaptığını söyledi.



Erkeklerde sperm sayısı ve kalitesinin geçmişe göre önemli ölçüde azaldığına dikkati çeken Şatıroğlu, spermler için en büyük tehlikenin "sıcak hava" olduğunu vurguladı. Şatıroğlu, "İnsan vücudunun ortalama ısısı 36-37 derecedir. Ancak spermler daha soğuk bir ortamda üretilebildiğinden testisler vücudun dışında torbalara inmiştir. Spermlerin beden ısısından 1-1.5 derece soğuk olmaları gerekiyor" dedi.



Son 200 yıldır yer kürenin kirlendiğini, bozulduğunu ve dengesi kaybettiğini ileri süren Şatıroğlu, "Ne yazık ki sadece son onbeş yılda dünyanın ısısı 1 derece arttı.



Ortalama 60 milyon olan sperm sayısı, yaklaşık 25-30 milyona düştü. Küresel ısınma dünyayı kavurduğu gibi erkeğin spermlerini de öldürüyor" diye konuştu.



"Gelecek, tüp bebeklerin olacak"



Türkiye Aile Planlaması Derneğinin Genel Başkanlığı görevini de yürüten Şatıroğlu, sperm kalitesinde önemli yemek kültürü ve yaşam biçiminin de çok önemli faktörler olduğunu söyledi.



Kullanım sıklığı her geçen gün artan hazır gıdaların, kutu meyve sularının ve asitli içeceklerin çok sağlıklı olmadığını ve tüketilmesinden kaçınılması gerektiğini ifade eden Şatıroğlu, şöyle konuştu:



"Kola, kutu meyve suları ve hamburger gibi hazır gıdalardan oluşan yeme alışkanlıklarının cinsel sağlık açısından masum olmadığı bilinmeli. Bu tür gıdaların içindeki kimyasallar, gıdaların daha uzun saklanmasını sağlıyor.



Söz konusu kimyasallar, bebeklerin beyinine, erişkinlerin de beyin dahil diğer dokularına yerleşiyor. Böylece kanser ve yapısal doku bozuklukları görülerken, sağlıksız yumurta ve sperm kalitesi ve sayasında bozulmalar artıyor."






Erkeklerin sperm sayısı azalıyor!





İlgili kimyasalların "kötü" olmadığını, yiyeceklerin doğalı varken kutulanarak bu şekilde korunan ürünlerden sakınılması gerektiğini belirten Şatıroğlu, aşırı yağlı gıdaların da damarları daralttığını vurguladı. Şatıroğlu, "Damarlar organları besliyor ve bu organlar arasında sperm yapan testisler, yumurta yapan overler, bebemizi taşıyan rahim de bulunuyor" dedi.



Küresel ısınma, yaşam biçimi ve çevresel faktörlerin etkisiyle erkeklerin sperm sayısı ve kalitesinin daha da düşeceğini öne süren Şatıroğlu, bu durumda doğal yolla üremenin sağlanamayacağını, üremek için tüp bebek yönteminin kullanılacağını savundu.



Şatıroğlu, "gelecek tüp bebeklerin olacak" iddiasında bulunarak, Hollanda'da doğan her 5 bebekten 1'inin, Amsterdam'da her 3 bebekten 1'inin tüp bebek yöntemi ile dünyaya geldiğini anlatarak, "Gelecekte, tüp bebek yöntemi temel sağlık hizmeti haline gelebilir" dedi.









Kaynak: Milliyet





Read more
 
ücretsiz porno izle ücretsiz porno hd porno izle mobil porno porno izle türk porno türk porno
Kadınla Yaşam Bloğu Design by Türkçe amatör Porno © 2009