Sarımsağın fazlası spermlere zarar veriyor!

Azı karar fazlası zarar. Sarımsağın da fazlası karaciğer enzimlerini etkilediğinden sperm hareketliliğini olumsuz etkiliyor.

Şifa bulmak, güzelleşmek, vücut direncini artırmak ve daha birçok sağlık nedeni için tüketilen sarmısağın fazlasının 'sperm hareketliliği'ni azalttığı ortaya çıktı.






Bitkisel ürünlerin de fazla tüketilmesinin zararlı olabildiğine dikkati çeken Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömür Demirezer, "Sarmısak çok faydalı diye bilinir. Gerçekten çok faydalıdır, ancak fazla alındığı zaman karaciğer enzimlerini etkilediği için, sperm hareketliğini azaltıyor. Bu da üremeyi olumsuz etkiliyor" dedi.




Read more

Seçtiğiniz mama anne sütü kadar güvenilir mi?

Yenidoğan için en ideal besin anne sütüdür. Bağışıklığın gelişmesi ve hastalıklara karşı direncin artmasını sağlayan anne sütü ile beslenme, bebekler için en ideal yöntemdir.


bebek

Peki bebeğinize anne sütü veremiyorsanız?


SGS Türkiye Tüketici Ürünleri Gıda Bölümü Teknik Satış Yöneticisi Nur Altuğ, mama seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle sıralıyor:


” Mama seçerken, içeriğindeki protein, yağ miktarının anne sütüne yakın olması, nişasta ihtiva etmemesi, kontamine (dışarıdan bulaşma ile saflığını kaybetmiş) olmaması aranılacak en önemli özelliklerdir. Günümüz koşullarında, teknolojik ve klinik ilerlemelerle bilinen markaların hemen hemen hepsinde aynı değerde olması mümkün olmamakla birlikte anne sütüne yakın içerik karşılanıyor. Asıl önemli olan, mamanın içinde neler olduğundan çok neler olmamalı sorusunun cevabıdır.” diyor.


Bebekler, en az 1 yaşına kadar hatta mümkünse 1,5 yaşına kadar kesinlikle kutu sütlerle veya açıkta satılan inek sütleriyle beslenmemelidir. İnek sütü bilinenin aksine bebeklerde demir eksikliğine, kansızlığa ve gizli bağırsak kanamalarına neden olur. Bunun yanında mama olduğu iddia edilen pirinç unu ve nişasta gibi ürünler bebeğin protein, vitamin ve mineral gibi gerekli ihtiyaçlarını karşılayamaz. Bu tür mamalar ve inek sütü ile de bebek doyar ancak; büyüme ve gelişim geriliği, hastalıklara karşı direnç düşüklüğü ile karşılaşılır. Ayrıca içeriğinde şeker ve şeker içeren mamalar da bebek beslenmesinde uygun değildir. Bebeği şekere bağımlı hale getireceği için anne sütünü bırakmasına dahi sebep olabilir.


Altuğ, “ Bazı mama markaları kendi internet siteleri üzerinden, yaptırdıkları kontrol analizlerinin sonuçlarını paylaşıyorlar, mama seçilirken bunlar da incelenebilir ve ona göre karar verilebilir.” önerisinde bulunuyor.


Mamanın içeriği kadar ambalajı da önemli!


Ambalaj, tüm gıdalarda olduğu gibi bebek mamasında da çok önemlidir. Üretildiği andaki özellikleri muhafaza etmesi açısından kesinlikle hasar görmüş, yıpranmış, yırtılmış, patlamış ürünler kullanılmamalıdır. Son kullanma tarihine dikkat edilmeli ve etiketin üzerinde belirtilen saklama koşullarına uygun şartlarda kullanıma sunulduğundan emin olunmalıdır. Cam kavanozlu, kilitli ambalajlı mamalar, açıldıktan sonra belirli süre kullanılabildiği, bu süre içerisinde muhafazasını kolayca sağlayabildiği için bu ambalaj çeşitleri tercih edilmelidir.

Read more

Şiş gözlerin çaresi var!

Çok az ya da çok fazla uyku, bir gece önce alınan alkol, aşırı tuz ve kafein, sabahları şiş gözlerle uyanmanın başlıca nedenleri.


göz

Bir gece önceden almanız gereken birkaç basit önlem ile gözlerinizin şişmesini engelleyebilirsiniz. Ancak tüm bunlara rağmen probleminiz devam ediyorsa, onun için de bir kaç ipucumuz var.


Ertesi sabah aynada hoş olmayan görüntülerle karşılaşmak istemiyorsanız bir gece önceden almanız gereken birkaç basit önlem var.


Beslenme: Alkollü içeceklerden ve tuzlu gıdalardan uzak durun.


Uyku: En az yedi saat deliksiz uyuyun.


Bakım: Yatmadan önce göz çevrenize nemlendirici krem sürmeyin. Bunun yerine jel kullanın. Jelli kremler, göz çevresini rahatlatır ve sıkılaştırır. Hatta, daha iyi bir sonuç elde etmek istiyorsanız göz jelinizi buzdolabında iyice soğuttuktan sonra kullanın. Bu her zamankinden daha ferah bir his yaratır.


Güzelliğin 8 şifresi için tıklayın!


Tavsiyeler


Tüm bunlara rağmen sabah şiş gözlerle uyandıysanız, üzülmeyin kısa zamanda eski hale gelebilmeniz birkaç ipucu: Çiğ patatesi yuvarlak dilimler halinde kesin. Gözlerinizin üzerine birer tane yerleştirip 10-20 dakika arası tutun. Bunun dışında antioksidan içeren kremler de şişlerin inmesine yardımcı olacaktır.


Sorununuz kronikleştiyse, yani ne yaparsanız yapın şiş gözlerle uyanmaktan kurtulamıyorsanız kardiyovasküler egzersizler yapmalısınız. Yürüyüş, koşu, aerobik ve bisiklet bunların başlıcaları. Bu hareketler, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlar ve sadece göz altlarınızdaki değil, tüm vücudunuzdaki şişliklerin giderilmesine yardımcı olur.


Şişliklerin inmesini beklemek için fazla zamanınız yoksa, bir parça buzu göz çevrenizde hafif hafif gezdirin. Bundan daha etkili bir diğer metot ise, içine soğuk su ve buz küpleri doldurduğunuz bir naylon torbayı yüzünüze kapatıp dayanabileceğiniz kadar beklemek. İşe yaradığını göreceksiniz.


Güzelliğin 8 şifresi için tıklayın!


Bu uygulamaların hiçbiri işe yaramıyorsa, tek çare var: Şişlikleri makyajla kamufle etmek. Teninizin rengindeki kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar olan geniş bölgeye ince bir katman halinde sürün. Farınızı koyu renklerden seçin. Bordo, koyu gri ya da koyu pembe olabilir örneğin. Koyu renk bir rimeli, sadece üst kirpiklerinizin en ucuna doğru sürün. Alt gözkapağınızdaki kirpiklere rimel sürmek dikkatleri bu noktaya çekeceğinden şişlikler ortaya çıkar.

Read more

Gebelikte egzersiz yapılmalı ama nasıl?

Gebelik, anne adayının vücudunda birçok değişikliği de beraberinde getiriyor. Kas ve iskelet sisteminin bu değişikliklerden fazlasıyla etkilendiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, anne adaylarını gebelik döneminde yapacakları egzersizler konusunda uyarıyor.


hamile

Gebelik bir kadın için en büyük değişimlerin yaşandığı dönem. Ruhsal olduğu kadar fiziksel değişimler de gebelik boyunca anne adayının yaşamını etkiliyor. Büyüyen ve gelişen bebekle beraber alınan kilolar, bel ve basen eklemlerinde gevşemeye, karın kaslarında yumuşamaya neden oluyor. Bu yumuşama ile birlikte büyüyen bebeğin basıncı, ağırlık merkezini öne doğru çekerek bel çukurunu artırıyor. Belin aşağıya doğru çekilmesi, duruşun bozulması, bel kıkırdaklarındaki yumuşama ve ayrılma gibi nedenler ağrıya zemin hazırlıyor.


Bel ağrısının pelvik ağrı ile anne adaylarının yüzde 70’inde görüldüğünü ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, gebelik boyunca karşılaşılan kas ve iskelet sistemi değişikliklerini şöyle anlatıyor:
“Gebelikte bacak krampları çok sık görülür. Yeterli miktarda sıvı alınmamasına bağlı olarak kas ve eklem ağrıları da ortaya çıkabilir. Kol ve bacaklarda sinir sıkışmaları, uyuşma, elin kas ve tendon yapışma yerlerinde zorlanmaya bağlı ağrılar birçok anne adayının ortak derdi. Nadir de olsa, gebeliğin son aylarında kalça başı kemiğinde kemik erimesine de rastlanılabiliyor. Ayrıca kalça başı kemiğinde kanlanma eksikliğine bağlı yumuşama da ortaya çıkabiliyor.”


Egzersiz doğumu kolaylaştırıyor


Aerobik egzersizlerinin kan basıncını düşürdüğünü, dolaşımı düzenlediğini ve varis ile pıhtı oluşumunu önlediğini belirten Prof. Dr. Semih Akı, egzersizlerin bacak kramplarını ve bacak şişliklerini azalttığını, hatta kabızlığın bile önüne geçtiğini söylüyor. Prof. Dr. Semih Akı, aerobik egzersizlerin bir taraftan da anne adayının kendine olan güvenini artırdığını ve psikolojisini düzenleyerek doğumu kolaylaştırdığını ifade ediyor.


Tüm bunların yanında, gebelik sırasında yapılan spor aktivitelerinin mutlaka hekim kontrolü altında yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Semih Akı, “Koşma yapılacaksa koşulan zemin ve hava sıcaklığı dikkate alınmalı. Bisiklete binilecekse, düşme riski açısından stabil bisikletler tercih edilmeli. Yüzme ve su içi egzersizlerinde ise suyun sıcaklığının 30-35 derece arasında olmasına dikkat edilmeli” diyor.


Prof. Dr. Semih Akı, vajinal kanama, uzun süreli kas eklem ağrısı, nefes darlığı halsizlik, hızlı ya da düzensiz kalp hızı ve ritmi, yürüme güçlüğü, baş ağrısı, göğüs ağrısı, kas güçsüzlüğü, erken doğum riski, çocuk hareketlerinde azalma söz konusu olduğunda ise egzersizi sonlandırmak gerektiğini vurguluyor.


Dikkat edilmesi gerekenler


Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, gebelikte hareket anlamında dikkat edilmesi gerenleri şöyle sıralıyor:


En uygun aerobik egzersizler, yüzme, yürüyüş, kondisyon bisikleti olarak sıralanabilir,


Otururken, yatarken dizler ve kalçalar aşırı bükük olmamalı,


İstirahat ederken ayaklar bir destekle kalça düzeyinden yüksek olmalı,


Öne eğilmemeli, çömelerek iş yapmalı, uzun süre aynı pozisyonda kalmamalı,


Gebeliğin özellikle son döneminde, kesinlikle sırtüstü yatılmamalı,


Belden ani hareketler ve dönüşler yapılmamalı,


İki bacak birden yukarı çekilerek kaldırılmamalı,


Sıçrama, atlama, yükseğe uzanma, ağır kaldırma yapılmamalı,


Verilen egzersizler, ilk 15 gün için her hareketi 2-3 defa ve 5-10 dakikalık süreyle, sonraları ise gün be gün artırarak günde 15-20 dakikaya kadar olmak üzere yapılmalı,


Fiziki bir sorun yoksa egzersizler 36. haftaya kadar devam ettirilmeli,


Herhangi bir ağrı oluştuğunda hemen egzersiz bırakılmalı.

Read more

Ağlamak ve gözyaşı üzerine

Her gözyaşı, dışa vurulan bir duygu...


Ağlamak ve gözyaşı üzerine

Doğuştan gelen bir davranış olarak bilinen ağlamak, duygularımızı dışa vurmanın en etkili yoludur. Özellikle biz kadınlar erkeklere oranla yaşamımız boyunca daha çok gözyaşı döküyoruz. Bu da erkeklere nazaran duygularımızı daha derin ve içten yaşadığımızın bir göstergesi. Biz ara vermeden en az beş dakika ağlayabiliyorken, onlar için gözlerinin dolması yeterli oluyor. Yaşamı boyunca ortalama bir insanın döktüğü gözyaşı, on kovayı doldurabilecek değerde olmasına karşın bu değer, kültür ve yaşam koşullarına göre değişiklik gösteriyor.


Özellikle biz kadınların ve çocukların ağlaması şefkat uyandırıcı bir etkiye sahip. Öyle ki, bu durumu çekinmeden kullandığımız zamanlar olabiliyor. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki, tecavüz esnasında ağlamak, suçluyu daha da saldırganlaştırıyor.


Korkudan, öfkeden veya kötü bir olaydan ağlayabildiğimiz gibi sevincimizden de gözyaşı dökebiliyoruz. Her kültürün yapısında yer alan ağlamak, yıllar öncesinde destanlara da konu olmuştur.


Ağlamak rahatlatıyor ve duygularımızı tazeliyor. Bu açıdan ruhsal bir temizlenme olarak görülen gözyaşı, sevebilme ve merhamet sahibi olmak gibi belirtiler taşıyor. Öyle ki, asırlar önce yaşamış olan Ovidius adlı Romalı şair, ‘Ağlamak, öfkeyi siler’ diyor.

Read more

Tanga giyimi yaz aylarında daha zararlı

En çok tercih ettiğiniz iç giyim ürünü tanga ise yazımıza bir göz atın.


Tanga zararlı

Bir diğer adıyla g-string, seksi görünümü ve erkekleri cezbedici yönüyle, birçok kadının vazgeçilmez iç giyim tarzını oluşturuyor. Zararları gün geçtikçe ispatlansa da, kullanım yönünden bir azalış söz konusu değil. Eğer siz de bir tanga tutkunuysanız ya da tanga kullanmayı düşünüyorsanız, sizin için hazırladığımız bu yazıyı okumadan geçmeyin.


Tanganın, en bilinen zararı vajinal enfeksiyonlara sebebiyet veriyor olmasıdır. Cinsel hayatı canlandırmak adına kullanılıyorsa da kadının cinsel sağlığına faydası olmadığı gibi zararlıdır. Özellikle uzun süreli kullanım, hemoroid ve idrar yolu hastalıklarının adeta tetikçisi konumunda.


Daha dar ve ip modelli tangalar bel kemiğinize baskı yaparak kalçada ağrıya neden oluyor. Ayrıca ip kısmının değdiği deri, sıkılıktan dolayı tahriş olabiliyor.


Kavurucu bir yaz kapıda beklerken, ilk tercihiniz tanga olmasın. Böylece sıcağın etkisiyle zaten artacak olan bakteri üretimini artırmamış olursunuz.


Yine de tanga tutkunuzdan vazgeçemiyorsanız, seçim aşamasında özen gösterin. Sentetik yapıdaki ürünlerden kesinlikle uzak durun ve pamuklu dokuya sahip ürünleri tercih edin. Daha önce de belirttiğimiz gibi dar çeşitler yerine rahat ve fazla yapışmayanları tercih edin. Uzun süreli kullanmamak da dikkat edilmesi gerekenlerin başında geliyor.

Read more

Sonbahar kış 2012 Haute Couture koleksiyonlarından top 9

Haute couture anlam olarak, sipariş üzerine özel olarak yapılan raflardan satın alınamayan kıyafetler demek. Herhangi bir satış kaygısı olmadığından dolayı, bu tür kıyafetlerde sınır yok.

Pullar, danteller, dekolteler, detaylar iş haute couture'e geldi mi hep maksimumda. Ben de bugün önümüzdeki sonbahar dönemine ait haute couture kıyafetlerini bir bir inceleyip, beni en çok etkileyen ilk 10'luyu seçtim. "Bu elbise de giyilir mi, hiç kullanışlı değil, yerlerde sürünüyor" falan filan demeden, dış etkenleri bir kenara bırakıp bir prensesmişim de dünya etrafımda dönüyormuş gibi sadece elbiselerin büyüsüne bıraktım kendimi. Bakalım bu elbiselerden kaç tanesini ve hangilerini önümüzdeki dönem kırmızı halıda göreceğiz...


2013-haute-couture-modası-


Zuhair Murad
Zuhair Murad, haute couture'de en sevdiğim isimlerden biri. O yüzden başlangıcı onunla yapalım. Bu zarif mi zarif siyah dantellerle süslü elbisenin görünümüne ve vücudu saran formuna aşık oldum. Tüylerle vurgulanmış kuyruk kısmı ise son vurucu darbeyi yaptı kalbime.


2013-haute-couture-modası-Zuahir-murad





Zuhair Murad
Zuhair Murad'dan seçtiğim diğer elbise ise, girdiği ortamda nefes kestirecek, herkesi dönüp bir kez daha bir kez daha baktıracak kırmızı bir elbise. Yerleri süpürüşünün güzelliğine ve o göğsündeki derin ama bir o kadar da zarif dekoltesine vuruldum.


2013-haute-couture-modası-zuahir-murad


Versace
Versace de kırmızı halının dolayısıyla haute couture'un olmazsa olmaz isimlerinden. Her kırmızı halıda, bir ya da iki Versace'yi banko görmemiz hiç de boşuna değil. Donatella Versace bu işi biliyor! Ondan seçtiğim elbise, hem çok gösterişli hem eğlenceli hem de çok güzel bir pembe elbise. İşlemeleri ve eteğindeki hareket kesinlikle fark yaratan cinsten.


2013-haute-couture-modası-versace





Basil Soda
Minimalizm ve sadelikten yana olmuşumdur hep. Aslında haute couture'de de bundan vazgeçmemek mümkün. Basil Soda'nın bu beyaz elbisesindeki gibi küçük bir detay, iddialı bir göğüs dekoltesi çok sade bir elbiseyi gösterişli bir hale getirmeye yetmiş.


2013-haute-couture-modası-basil-soda


Chanel
Bu yazının en iddialı elbisesi ise Chanel'den. Kabarık etek sevenlere ve tam kendini prenses gibi hissetmek isteyenlere göre. İlk bakışta gelinliği andırıyor, ama üzerindeki tüyler ve aksesuarlar ile aslında ondan çok daha fazlası.


2013-haute-couture-modası-chanel





Giorgio Armani
Gotik trendi son dönemlerin popüler trendi olma yolunda ilerlerken, haute couture'e bunu çok güzel uygulamış bir Giorgio Armani elbise ile karşı karşıyayız. Gece mavisi rengi zaten harika, eteğinin hacimli kesimi ve su gibi dökülüyor olması nefes kesiyor. Derken üst taraftaki transparan detaylar ve pullar... Her şey bir sanat eseri gibi.


2013-haute-couture-modası-giorgio-armani


Elie Saab
Elie Saab'ın pullar ve transparan detaylarla taçlandırılmış bu elbisesi de ilk görüşte aşk. Uzun kollu olması, kuyruğundaki ekstra parıltılar ve altın sarısı rengi ise ekstra puan.


2013-haute-couture-modası-elie-saab


Alışveriş Cini

Read more
 
ücretsiz porno izle ücretsiz porno hd porno izle mobil porno porno izle türk porno türk porno
Kadınla Yaşam Bloğu Design by Türkçe amatör Porno © 2009